Tag Archives: Osmaniye öğrenci apartları

Rezidans Fotoğraf Kareleri

 

 

 

11111059_747214595389534_3572423353577060064_o

11807307_747214892056171_8454035195667568523_o

parmak izi

 

Sayfayı Paylaş

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Ulaşmak İçin Tıklayınız

Sayfayı Paylaş

Kefil olurken bir kez daha düşünün

ar

“Hayır” diyebilmeyi bilmek veya öğrenmek, iş hayatında ya da bireysel olarak katıldığımız kişisel gelişim kurslarda, başlı başına bir ders niteliğinde anlatılıyor. Zira toplum olarak “hayır” demeyi beceremiyor oluşumuz, kültürümüzün önemli bir özelliği! Bir krediye kefil olmak da “hayır” demekte en çok zorlandığımız konular arasında…Kefilsiz kredi veren bankalar bulunsa da kefalet, tüketici kredilerinde gerektiğinde hala kullanılan bir  teminat türü!

Bir arkadaşımız ya da bir akrabamız, bankadan kredi veya kredi kartı alabilmek için bizden kendisine kefil olmamızı rica ettiğinde, aklımızdan “hayır” kelimesini geçirsek de cevabımız çoğu kez “tabii” oluyor. Malum yardım isteyen birini geri çevirmek bize yakışmaz! Oysa kefalet başlı başına bir sorumluluk ve “tabii” demeden önce dikkatlice düşünülmesi gereken bir konu!

Yeni Borçlar Kanunumuzun 583’üncü maddesindebu konuda düzenlemeye giderek eşlerden biri  mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Hukuken çeşitli kefalet türleri olsa da tüketici kredilerinde kefil olan kişi, en az borçlu kadar kredinin geri ödemesinden sorumlu oluyor. Bir başka deyişle kefil, kredi ödemelerinde aksama olduğunda ya da kredinin kapatılamaması halinde borçlunun yerine krediyi bankaya ödemeyi garanti eden kişi aslında! Herhangi bir sorun anında borçlunun hemen ardından kefil ile irtibata geçiliyor. İlk olarak basit bir telefon görüşmesiyle, ardından gerekirse hukuki yolları kullanarak…

Sorumlulukları nedeniyle kefilin ilk düşünmesi gereken konu, toplam borç tutarını karşılayabilecek maddi imkâna sahip olup olmadığı ya da toplam borç tutarının hayatını ne derecede etkileyeceği olmalı aslında!  Zira banka krediyi verebilmek için bir başka kişinin teminatına ihtiyaç duymuş ise geri ödemelerde sorun olabileceği ihtimalini değerlendirmiş olmalı… Kefil olacak kişinin de benzer şekilde bu ihtimali göz önünde bulundurması büyük önem taşıyor.

Bir başka düşünülmesi gereken konu ise; kefilin bundan sonraki süreçte bankalarla olan ilişkilerinin nasıl etkileneceği! Bankalar, kefil olunan kredileri de kişinin sorumlulukları arasında değerlendiriyor. Hemen hemen tüm bankalara açık olan kredi referans sisteminde sadece asıl borçlusu olduğumuz krediler değil, başkalarının kredilerine olan kefil sorumluluklarımız da görünüyor. Banka bu bilgiyle, kefil sorumluluklarını da göz önünde bulundurarak vereceği kredi tutarını azaltma, hatta kredi başvurusunu onaylamama yoluna gidebiliyor. Kefil olunan kredinin sorunlu hale gelmesi halinde de kefilin kredi geçmişi bundan olumsuz etkileniyor!

Son olarak, kefaletin sadece sözleşmeye atılan basit bir imzadan ibaret olmadığını, kefillerin de borçlu gibi kredi sözleşmesinin bir nüshasını edinmesi gerektiğini hatırlatalım. Zira ileride oluşabilecek herhangi bir sorunda kredi sözleşmesi kefil için de çok önemli hale gelebiliyor!

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş

Mekatronik mesleği

mak

Japonya mekatronik biliminin kurulma ve gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. İlk kez 1969 yılında Japon Yasukawa Elektrik Şirketi’nden bir mühendis makina ve elektronik mühendisliği alanlarının birleşmesi anlamında “mekatronik” kelimesini kullanmıştır.

Mekatronik”, en basit anlatımıyla; makina, elektronik ve yazılım kombinasyonundan oluşan sistemler ile ilgilenen bir mühendislik dalıdır. Mekatronik; makina mühendisliği, elektronik, kontrol ve bilgisayar sistemlerinin sinerjik bir kombinasyonu; işlevleri mekanik, elektronik, bilgisayar ve yazılım teknolojisinin entegrasyonuna dayanan ve gelişmiş ürün, işlem ve sistemleri kurmak için kullanılan ürünlerin dizaynı ile ilgilenen disiplinler arası bir mühendislik dalıdır.

Mekatronik 1980’li yılların başlarına kadar elektriklendirilmiş mekanizma anlamına gelmekteydi. 1980’lerin ortalarında, mekanik ve elektronik arasındaki sınırı ifade etmeye başlamış, bu yıllar boyunca, mekanik sistemlerin performansını artırmak, boyutlarını küçültmek ve maliyetlerini azaltmak için mikrokontrolörlerin bu sistemlere eklendiği ortak bir disiplin haline gelmiştir. Mekatroniğin bu on yıl sürecindeki uygulamalardaki hızlı gelişimi, disket sürücülerini, sayısal kontrollü makina gereçlerini, endüstriyel robotlarını, otomobil motorlarını ve kilitlenmeyen fren sistemlerini (ABS) de içine almıştır. 1990’ların önemli bir özelliği olan komünikasyon teknolojileri kullanımının giderek artması dolayısıyla geniş ağlara bağlı sistemler kurmak mümkün olmuştur.

Mekatronik; gelişmiş ürün, kalite ve yüksek performansa ulaşmak için tasarlanan; hesaplama, mekanizasyon, tahrik, algılama ve kontrol parametrelerini aynı anda bulunduran sistem ve ürünlerin dizaynıyla ilgilenen entegre bir çalışmadır. Mekatroniğin ana prensibi şekilde de görüldüğü gibi çeşitli tasarım veya dizayn yoluyla bu disiplinlerin entegrasyonudur.

Bir mekatronik mühendisinin sahip olması gereken özellik şu iki temel unsur arasındaki dengeyi kurabilmesidir; modelleme-analiz ve deneysel çalışma-donanım uygulama yeteneğidir. Bir mekatronik sistemin dizaynındaki sinerji ve entegrasyon geleneksel bir disiplinden çok disiplinler birleşkesidir. Mekatronik sitemlerin elemanlarını sensörler, tahrik elemanları, mikrokontrolör (mikroişlemciler) ve gerçek zamanlı kontrol yazılımları oluşturur. Tahrik elemanları genellikle yüksek kesinlik özelliklerine sahip elektrik motorları ve selenoidlerdir. Yapılan çalışmaya göre uygun sensörler (ışık, ivme, ağırlık, renk, sıcaklık ve görüntü v.b. sensörleri) kullanılır. Mekatronik sistem veya ürünleri eski tip elektromekanik sistem veya ürünlerden ayıran özelliklerden bir tanesi, mekanik bazı fonksiyonların elektronik ve yazılım fonksiyonlarıyla değiştirilmesidir. Bu da hem dizayn hem de işlem açısından daha fazla esneklik imkanı verir. Mekatroniğin diğer özelliği performans hız ve kesinliğinin artmasıdır. Üçüncü bir üstünlüğü, otomatik veri toplama ve raporlama yeteneğidir. Ek olarak ileri mekatronik sistemleri karmaşık sistemlerde dağınık kontrol yapabilme yeteneğine sahiptir.

Bugün “Mekatronik” terimi çoğu kendi alanında büyük gelişme gösteren bir çok teknolojik alanı kapsamaktadır. Her teknoloji alanı mekanik ile elektroniği birleştirme temel mantığına sahip olmuştur, ama şimdi bu daha fazlasını kapsamakta özellikle yazılım ve bilgi teknolojilerini de içine almaktadır.

Mekatroniğin kısa tarihi boyunca oluşan bir önemli eğilim de sistemlerin ve bileşenlerinin minyatürleştirilmesidir. Aslında bazı sistemler (sensör, aktüatör ve kontrol devreleri de dahil) o kadar ufaltılmıştır ki bunlar gelişmiş yarıiletken üretim teknikleriyle tek bir silikon çip içinde bile yerleştirilebilir hale gelinmiştir. Mesela ince bir yavaşlama ölçüm cihazı otomobillerdeki hava yastığını aktif hale getirebilmektedir.

Diğer önemli bir eğilim ise, CCD görüntü algılama ve LED-bağlı nesne ve mesafe sensörleri, malzeme işlemek için kullanılan elektromekanik tahrik elemanları yerine kullanılmaya başlanan laser tahrik elemanları, fiber-optik ve alt sistem bağlantıları için kullanılan LED gibi iletişim sistemleri ile çeşitli LCD, floresan, plazma ve diğer gösterge cihazları da dahil olmak üzre optoelektronik bileşenlerin kullanılmasındaki hızlı artış olmuştur.

Mekatronik sistemler çok geniş ve gelişen bir uygulama alanında kullanılmaktadır. Robotlar, endüstriyel üretim makineleri, kameralar, bilgisayar disk sürücüleri örnek olarak gösterilebilir.

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş

Kredi kartı faizi hakkında bilmediklerimiz

ban

Kredi kartı kullanımı hakkındaki en büyük yanılgı, kredi kartı kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip olmayanların kartı kullandıklarında mutlaka faiz ödeyeceklerini sanmalarıdır. Oysa kredi kartı faizleri, sadece dönem borcunuzu ve asgari tutarı eksik ödemeniz veya nakit çekmeniz halinde işler. Bu yazımızda hangi durumlarda faiz ödeneceği konusunda yeterli bilgisi olmayanlara bu konuyu basitçe anlatmaya çalışacağız.

Alışveriş faizi

Bildiğiniz gibi kredi kartı bir ödeme aracıdır. En basit anlatımla; alışverişinizin ödemesini kredi kartınızla yapacaksanız, görevli POS cihazından kartınızı geçirir, şifrenizle onay verirsiniz, bankanızın size tanımlamış olduğu limit dahilinde alışveriş tutarı kartınızından çekilir.

Alışverişin kartla ödenmesi aslında bir kredili işlemdir, ancak bu her alışveriş için faiz ödeyeceğiniz anlamına gelmez. Şöyle ki; kartınızın hesap kesim tarihi geldiğinde banka size hesap özetinizi (ekstre) gönderir. Burada 30 günlük dönem içerisinde yaptığınız alışverişlerin tutarları ve toplam dönem borcunuz yer alır. Banka sizden son ödeme tarihine kadar, yani hesap kesim tarihinizden sonra 10 gün içerisinde borcunuzun tamamını ödemenizi ister. Yazımızın bundan sonraki bölümlerini sağda vermiş olduğumuz örnek ekstreye bakarak okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kredi kartı ekstresi Son ödeme tarihine kadar asgari tutarın üzerinde ya da asgari tutara eşit (asgari tutarın ödenmesi zorunludur), ancak toplam tutardan az ödeme yapmanız durumunda ise; son ödeme tarihindeki kalan “alışveriş borcunuza” (taksitli işlemler dahil) hesap kesim tarihinden itibaren alışveriş faizi (akdi faiz) işler.

Örnek: Diyelim ki Kasım ayında 1000 TL’lik harcama yaptınız. Hesap kesim tarihiniz 1 Aralık, son ödeme tarihiniz de 10 Aralık olsun. Nakit sıkıntınız var ve sadece asgari ödeme, yani 250 TL ödeyebileceksiniz. Son gün, yani 11 Aralık’ta bankaya gidip 250 TL yatırdınız.

Geriye kalan borcunuz, yani 750 TL için banka size 1 ve 10 Aralık tarihleri arasında aylık yüzde 2.02 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir)oranıyla faiz uygulayacaktır ve bu bu faiz bir sonraki ekstrenizde görünecektir.

Nakit faizi

Daha öncede anlatmıştık, kredi kartı bir ödeme aracıdır. Yani kredi kartınızı ATM’ye gidip para çekmek için kullanmamalısınız. Ancak ve ancak çok zor durumda kaldıysanız ve acil nakite ihtiyacınız varsa kredi kartınızla nakit çekmelisiniz, zira kredi kartınızla nakit çektiğiniz tutar aynı gün faiz işleme başlar ve bu faiz hesap kesim tarihine kadar günlük olarak işlemeye devam eder. Bankalar faize ek olarak da bir de nakit çekim komisyonu adı altında ek bir ücret de yansıtırlar.

Örnek: Kasım ayında maaşınız gecikti ve faturalarınızı zamanında ödeyemediniz. Biraz daha beklediniz , yatmayınca 10 Kasım’da bankaya gidip kredi kartınızda 200 TL nakit çektiniz. İşte bu 10 Kasım tarihinden, hesap kesim tarihiniz olan 1 Aralık’a kadar nakit çektiğiniz 200 TL’ye yüzde 2.02 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir) oranla nakit çekim faizi işler ve 1 Aralık kesilen ekstrenize bu tutar yansır.

Eğer nakit çekim faizini artmasını istemiyorsanız, elinize para geçtiği anda hesap kesim tarihini beklemeden bankaya gidip ara ödeme yapabilirsiniz. Yani maaşınızı 15 Kasım’da aldıysanız ve aynı gün bankaya gidip 200 TL + 5 günlük faizi öderseniz, hesap özetinize yansıyan faiz borcu da düşük olacaktır.

Gecikme faizi

Hesap özetinizde yer alan asgari ödeme tutarının altında bir ödeme yapmanız halinde, ödenmemiş asgari tutarınıza son ödeme tarihinden itibaren günlük bakiyeniz üzerinden yüzde 2.52 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir) gecikme faizi uygulanır. Kalan hesap bakiyesinin asgari ödeme tutarını aşan kısmı için akdi faiz hesaplanır.

Örnek: 1 Aralık’ta kesilen ekstrenizdeki 1000 TL’lik dönem borcunuzun asgari ödeme tutarı 250 TL. Para bulamadınız ve sadece 100 TL yatırabildiniz. Geriye kalan 250 – 100 = 150 TL’ye gecikme faizi, kalan 750 TL’ye de akdi faiz uygulanır.

Borcunun tamamını zamanında ödeyene faiz yok

Eğer bankadan kredi çekerseniz, bunu taksit taksit geri ödeseniz bile mutlaka ödemeniz gereken faiz vardır. İşte kredi kartının farkı ve güzelliği burada. Bir ödeme aracı olan kredi kartı, eğer borcunuza sadık kalırsanız size 30 gün (hatta +10 gün de son ödeme tarihine kadarki dönem) faizsiz kredi sağlar. Kredi kartınızın ekstrede yer alan dönem borcunun tamamını son ödeme tarihine kadar kuruşu kuruşa yatırırsanız, hiç bir faiz ödemesiniz.

Kredi kartını doğru kullanmak için şunları unutmayın:

– Kredi kartı borcunuzun ödeyebildiğiniz en yüksek tutarını son ödeme tarihine kadar ödeyin,
– Asgari ödeme tutarını ödemek yasal bir zorunluluktur,
– Dönem borcunuzun tamamını ödemezseniz akdi faiz işlemeye başlar,
– Asgari ödeme tutarının altında ödeme yaparsanız gecikme faizi de devreye girer,
– Nakit çekmeniz halinde çektiğiniz tutara günlük faiz işler,
– Son olarak borcunuzu aylık olarak kapatırsanız faiz ödemezsiniz.

* Kredi kartı faizleri bu yazının yayına alındığı tarih itibariyledir. Merkez Bankası her üç ayda bir uygulanabilecek azami kredi kartı faiz oranlarını güncellemektedir.

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş