Category Archives: Faydalı Bilgiler

Apart Kiralarken Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir

Hasan Temur Apart

APART NEDİR?

*Bir, iki veya salon dahil en fazla 3 odalı, yeme içme ihtiyaçlarınızı kendinizin karşılayabileceği açık mutfağı ve yine kendine ait banyo ve tuvaleti olan dairelere apart daire denmektedir.

*Apart dairelerde; daireler ev konforunda olup dayalı döşeli, genelde öğrenciler tarafından kullanılmaktadır.

*Apart dairelerde evinizde nasıl gündelik hayatınızı devam ettiriyorsanız burada da aynen devam etmenizi sağlayacak ekipmanlar mevcuttur. Yemeğinizi kendiniz pişirip yiyebiliyorken yine kiraladığınız dairenin temizliğini dairenin içinde yer alan temizlik araçlarıyla kendiniz yapabilmektesiniz. Sizin yapmanız gereken tek şey kıyafetlerinizi yanınıza almanızdır. Bu arada yeme içme ve yahutta başka ihtiyaçlarınızı apart çevresinde bulunan alış veriş noktalarından yada marketlerden karşılayabilirsiniz.

*Apart kültürü ülkemizde yeni yeni yayılmaya başlamış olsa da yurt dışında özellikle İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi birçok Avrupa ülkesinde çok fazla rağbet görmektedir.

*Apart tercih edilirken en çok dikkat edilmesi gereken hususlar; apartın üniversiteye ve merkeze yakınlığı, etrafında alış veriş yapılabilecek noktalarının ya da marketlerin bulunabilirliği, güvenliği, kullanılan İnternetin hızı, apartın içinde kaldığınız sürece  sizi rahat ettirecek ekipmanlara sahip olup olmadığı gibi kriterler daima ön planda tutulmalıdır.

 Korkut Ata Üniversitesi Erkek Öğrenci Özel Yurt ve Apart Fiyat Detaylı Bilgileri

Kelimeler

osmaniye apart evler,osmaniye apart daireler,osmaniye apart fiyatları,osmaniye apart daire,osmaniye fakıuşağı apartlar,osmaniye satılık apart,osmaniyede satılık apart,osmaniye öğrenci apartları,osmaniye öğrenci evleri,osmaniye erkek apart,osmaniye yurt,osmaniye yurt fiyatları,osmaniye’deki özel yurtlar,osmaniye özel yurtlar,osmaniye apart fiyatları,öğrenci yurtları fiyatları 2016,devlet öğrenci yurtları fiyatları,osmaniye özel öğrenci yurtları fiyatları,osmaniye öğrenci apart fiyatları,osmaniye apart,osmaniye otel fiyatları,osmaniye otelleri fiyatları,osmaniye pansiyon fiyatları,osmaniye merkez otelleri,osmaniye ucuz oteller,osmaniye öğrenci yurt telefonları,osmaniye öğrenci yurdu telefonları,osmaniye yurt ücretleri,osmaniye erkek öğrenci yurtları,osmaniye korkut ata üniversitesi erkek öğrenci yurdu,osmaniye korkut ata üniversitesi erkek öğrenci yurtları,osmaniye özel öğrenci yurtları, osmaniye özel öğrenci yurt fiyatları

 

Sayfayı Paylaş

Kefil olurken bir kez daha düşünün

ar

“Hayır” diyebilmeyi bilmek veya öğrenmek, iş hayatında ya da bireysel olarak katıldığımız kişisel gelişim kurslarda, başlı başına bir ders niteliğinde anlatılıyor. Zira toplum olarak “hayır” demeyi beceremiyor oluşumuz, kültürümüzün önemli bir özelliği! Bir krediye kefil olmak da “hayır” demekte en çok zorlandığımız konular arasında…Kefilsiz kredi veren bankalar bulunsa da kefalet, tüketici kredilerinde gerektiğinde hala kullanılan bir  teminat türü!

Bir arkadaşımız ya da bir akrabamız, bankadan kredi veya kredi kartı alabilmek için bizden kendisine kefil olmamızı rica ettiğinde, aklımızdan “hayır” kelimesini geçirsek de cevabımız çoğu kez “tabii” oluyor. Malum yardım isteyen birini geri çevirmek bize yakışmaz! Oysa kefalet başlı başına bir sorumluluk ve “tabii” demeden önce dikkatlice düşünülmesi gereken bir konu!

Yeni Borçlar Kanunumuzun 583’üncü maddesindebu konuda düzenlemeye giderek eşlerden biri  mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Hukuken çeşitli kefalet türleri olsa da tüketici kredilerinde kefil olan kişi, en az borçlu kadar kredinin geri ödemesinden sorumlu oluyor. Bir başka deyişle kefil, kredi ödemelerinde aksama olduğunda ya da kredinin kapatılamaması halinde borçlunun yerine krediyi bankaya ödemeyi garanti eden kişi aslında! Herhangi bir sorun anında borçlunun hemen ardından kefil ile irtibata geçiliyor. İlk olarak basit bir telefon görüşmesiyle, ardından gerekirse hukuki yolları kullanarak…

Sorumlulukları nedeniyle kefilin ilk düşünmesi gereken konu, toplam borç tutarını karşılayabilecek maddi imkâna sahip olup olmadığı ya da toplam borç tutarının hayatını ne derecede etkileyeceği olmalı aslında!  Zira banka krediyi verebilmek için bir başka kişinin teminatına ihtiyaç duymuş ise geri ödemelerde sorun olabileceği ihtimalini değerlendirmiş olmalı… Kefil olacak kişinin de benzer şekilde bu ihtimali göz önünde bulundurması büyük önem taşıyor.

Bir başka düşünülmesi gereken konu ise; kefilin bundan sonraki süreçte bankalarla olan ilişkilerinin nasıl etkileneceği! Bankalar, kefil olunan kredileri de kişinin sorumlulukları arasında değerlendiriyor. Hemen hemen tüm bankalara açık olan kredi referans sisteminde sadece asıl borçlusu olduğumuz krediler değil, başkalarının kredilerine olan kefil sorumluluklarımız da görünüyor. Banka bu bilgiyle, kefil sorumluluklarını da göz önünde bulundurarak vereceği kredi tutarını azaltma, hatta kredi başvurusunu onaylamama yoluna gidebiliyor. Kefil olunan kredinin sorunlu hale gelmesi halinde de kefilin kredi geçmişi bundan olumsuz etkileniyor!

Son olarak, kefaletin sadece sözleşmeye atılan basit bir imzadan ibaret olmadığını, kefillerin de borçlu gibi kredi sözleşmesinin bir nüshasını edinmesi gerektiğini hatırlatalım. Zira ileride oluşabilecek herhangi bir sorunda kredi sözleşmesi kefil için de çok önemli hale gelebiliyor!

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş

Mekatronik mesleği

mak

Japonya mekatronik biliminin kurulma ve gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. İlk kez 1969 yılında Japon Yasukawa Elektrik Şirketi’nden bir mühendis makina ve elektronik mühendisliği alanlarının birleşmesi anlamında “mekatronik” kelimesini kullanmıştır.

Mekatronik”, en basit anlatımıyla; makina, elektronik ve yazılım kombinasyonundan oluşan sistemler ile ilgilenen bir mühendislik dalıdır. Mekatronik; makina mühendisliği, elektronik, kontrol ve bilgisayar sistemlerinin sinerjik bir kombinasyonu; işlevleri mekanik, elektronik, bilgisayar ve yazılım teknolojisinin entegrasyonuna dayanan ve gelişmiş ürün, işlem ve sistemleri kurmak için kullanılan ürünlerin dizaynı ile ilgilenen disiplinler arası bir mühendislik dalıdır.

Mekatronik 1980’li yılların başlarına kadar elektriklendirilmiş mekanizma anlamına gelmekteydi. 1980’lerin ortalarında, mekanik ve elektronik arasındaki sınırı ifade etmeye başlamış, bu yıllar boyunca, mekanik sistemlerin performansını artırmak, boyutlarını küçültmek ve maliyetlerini azaltmak için mikrokontrolörlerin bu sistemlere eklendiği ortak bir disiplin haline gelmiştir. Mekatroniğin bu on yıl sürecindeki uygulamalardaki hızlı gelişimi, disket sürücülerini, sayısal kontrollü makina gereçlerini, endüstriyel robotlarını, otomobil motorlarını ve kilitlenmeyen fren sistemlerini (ABS) de içine almıştır. 1990’ların önemli bir özelliği olan komünikasyon teknolojileri kullanımının giderek artması dolayısıyla geniş ağlara bağlı sistemler kurmak mümkün olmuştur.

Mekatronik; gelişmiş ürün, kalite ve yüksek performansa ulaşmak için tasarlanan; hesaplama, mekanizasyon, tahrik, algılama ve kontrol parametrelerini aynı anda bulunduran sistem ve ürünlerin dizaynıyla ilgilenen entegre bir çalışmadır. Mekatroniğin ana prensibi şekilde de görüldüğü gibi çeşitli tasarım veya dizayn yoluyla bu disiplinlerin entegrasyonudur.

Bir mekatronik mühendisinin sahip olması gereken özellik şu iki temel unsur arasındaki dengeyi kurabilmesidir; modelleme-analiz ve deneysel çalışma-donanım uygulama yeteneğidir. Bir mekatronik sistemin dizaynındaki sinerji ve entegrasyon geleneksel bir disiplinden çok disiplinler birleşkesidir. Mekatronik sitemlerin elemanlarını sensörler, tahrik elemanları, mikrokontrolör (mikroişlemciler) ve gerçek zamanlı kontrol yazılımları oluşturur. Tahrik elemanları genellikle yüksek kesinlik özelliklerine sahip elektrik motorları ve selenoidlerdir. Yapılan çalışmaya göre uygun sensörler (ışık, ivme, ağırlık, renk, sıcaklık ve görüntü v.b. sensörleri) kullanılır. Mekatronik sistem veya ürünleri eski tip elektromekanik sistem veya ürünlerden ayıran özelliklerden bir tanesi, mekanik bazı fonksiyonların elektronik ve yazılım fonksiyonlarıyla değiştirilmesidir. Bu da hem dizayn hem de işlem açısından daha fazla esneklik imkanı verir. Mekatroniğin diğer özelliği performans hız ve kesinliğinin artmasıdır. Üçüncü bir üstünlüğü, otomatik veri toplama ve raporlama yeteneğidir. Ek olarak ileri mekatronik sistemleri karmaşık sistemlerde dağınık kontrol yapabilme yeteneğine sahiptir.

Bugün “Mekatronik” terimi çoğu kendi alanında büyük gelişme gösteren bir çok teknolojik alanı kapsamaktadır. Her teknoloji alanı mekanik ile elektroniği birleştirme temel mantığına sahip olmuştur, ama şimdi bu daha fazlasını kapsamakta özellikle yazılım ve bilgi teknolojilerini de içine almaktadır.

Mekatroniğin kısa tarihi boyunca oluşan bir önemli eğilim de sistemlerin ve bileşenlerinin minyatürleştirilmesidir. Aslında bazı sistemler (sensör, aktüatör ve kontrol devreleri de dahil) o kadar ufaltılmıştır ki bunlar gelişmiş yarıiletken üretim teknikleriyle tek bir silikon çip içinde bile yerleştirilebilir hale gelinmiştir. Mesela ince bir yavaşlama ölçüm cihazı otomobillerdeki hava yastığını aktif hale getirebilmektedir.

Diğer önemli bir eğilim ise, CCD görüntü algılama ve LED-bağlı nesne ve mesafe sensörleri, malzeme işlemek için kullanılan elektromekanik tahrik elemanları yerine kullanılmaya başlanan laser tahrik elemanları, fiber-optik ve alt sistem bağlantıları için kullanılan LED gibi iletişim sistemleri ile çeşitli LCD, floresan, plazma ve diğer gösterge cihazları da dahil olmak üzre optoelektronik bileşenlerin kullanılmasındaki hızlı artış olmuştur.

Mekatronik sistemler çok geniş ve gelişen bir uygulama alanında kullanılmaktadır. Robotlar, endüstriyel üretim makineleri, kameralar, bilgisayar disk sürücüleri örnek olarak gösterilebilir.

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş

Kredi kartı faizi hakkında bilmediklerimiz

ban

Kredi kartı kullanımı hakkındaki en büyük yanılgı, kredi kartı kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip olmayanların kartı kullandıklarında mutlaka faiz ödeyeceklerini sanmalarıdır. Oysa kredi kartı faizleri, sadece dönem borcunuzu ve asgari tutarı eksik ödemeniz veya nakit çekmeniz halinde işler. Bu yazımızda hangi durumlarda faiz ödeneceği konusunda yeterli bilgisi olmayanlara bu konuyu basitçe anlatmaya çalışacağız.

Alışveriş faizi

Bildiğiniz gibi kredi kartı bir ödeme aracıdır. En basit anlatımla; alışverişinizin ödemesini kredi kartınızla yapacaksanız, görevli POS cihazından kartınızı geçirir, şifrenizle onay verirsiniz, bankanızın size tanımlamış olduğu limit dahilinde alışveriş tutarı kartınızından çekilir.

Alışverişin kartla ödenmesi aslında bir kredili işlemdir, ancak bu her alışveriş için faiz ödeyeceğiniz anlamına gelmez. Şöyle ki; kartınızın hesap kesim tarihi geldiğinde banka size hesap özetinizi (ekstre) gönderir. Burada 30 günlük dönem içerisinde yaptığınız alışverişlerin tutarları ve toplam dönem borcunuz yer alır. Banka sizden son ödeme tarihine kadar, yani hesap kesim tarihinizden sonra 10 gün içerisinde borcunuzun tamamını ödemenizi ister. Yazımızın bundan sonraki bölümlerini sağda vermiş olduğumuz örnek ekstreye bakarak okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kredi kartı ekstresi Son ödeme tarihine kadar asgari tutarın üzerinde ya da asgari tutara eşit (asgari tutarın ödenmesi zorunludur), ancak toplam tutardan az ödeme yapmanız durumunda ise; son ödeme tarihindeki kalan “alışveriş borcunuza” (taksitli işlemler dahil) hesap kesim tarihinden itibaren alışveriş faizi (akdi faiz) işler.

Örnek: Diyelim ki Kasım ayında 1000 TL’lik harcama yaptınız. Hesap kesim tarihiniz 1 Aralık, son ödeme tarihiniz de 10 Aralık olsun. Nakit sıkıntınız var ve sadece asgari ödeme, yani 250 TL ödeyebileceksiniz. Son gün, yani 11 Aralık’ta bankaya gidip 250 TL yatırdınız.

Geriye kalan borcunuz, yani 750 TL için banka size 1 ve 10 Aralık tarihleri arasında aylık yüzde 2.02 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir)oranıyla faiz uygulayacaktır ve bu bu faiz bir sonraki ekstrenizde görünecektir.

Nakit faizi

Daha öncede anlatmıştık, kredi kartı bir ödeme aracıdır. Yani kredi kartınızı ATM’ye gidip para çekmek için kullanmamalısınız. Ancak ve ancak çok zor durumda kaldıysanız ve acil nakite ihtiyacınız varsa kredi kartınızla nakit çekmelisiniz, zira kredi kartınızla nakit çektiğiniz tutar aynı gün faiz işleme başlar ve bu faiz hesap kesim tarihine kadar günlük olarak işlemeye devam eder. Bankalar faize ek olarak da bir de nakit çekim komisyonu adı altında ek bir ücret de yansıtırlar.

Örnek: Kasım ayında maaşınız gecikti ve faturalarınızı zamanında ödeyemediniz. Biraz daha beklediniz , yatmayınca 10 Kasım’da bankaya gidip kredi kartınızda 200 TL nakit çektiniz. İşte bu 10 Kasım tarihinden, hesap kesim tarihiniz olan 1 Aralık’a kadar nakit çektiğiniz 200 TL’ye yüzde 2.02 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir) oranla nakit çekim faizi işler ve 1 Aralık kesilen ekstrenize bu tutar yansır.

Eğer nakit çekim faizini artmasını istemiyorsanız, elinize para geçtiği anda hesap kesim tarihini beklemeden bankaya gidip ara ödeme yapabilirsiniz. Yani maaşınızı 15 Kasım’da aldıysanız ve aynı gün bankaya gidip 200 TL + 5 günlük faizi öderseniz, hesap özetinize yansıyan faiz borcu da düşük olacaktır.

Gecikme faizi

Hesap özetinizde yer alan asgari ödeme tutarının altında bir ödeme yapmanız halinde, ödenmemiş asgari tutarınıza son ödeme tarihinden itibaren günlük bakiyeniz üzerinden yüzde 2.52 (Faiz oranı değişiklik gösterebilir) gecikme faizi uygulanır. Kalan hesap bakiyesinin asgari ödeme tutarını aşan kısmı için akdi faiz hesaplanır.

Örnek: 1 Aralık’ta kesilen ekstrenizdeki 1000 TL’lik dönem borcunuzun asgari ödeme tutarı 250 TL. Para bulamadınız ve sadece 100 TL yatırabildiniz. Geriye kalan 250 – 100 = 150 TL’ye gecikme faizi, kalan 750 TL’ye de akdi faiz uygulanır.

Borcunun tamamını zamanında ödeyene faiz yok

Eğer bankadan kredi çekerseniz, bunu taksit taksit geri ödeseniz bile mutlaka ödemeniz gereken faiz vardır. İşte kredi kartının farkı ve güzelliği burada. Bir ödeme aracı olan kredi kartı, eğer borcunuza sadık kalırsanız size 30 gün (hatta +10 gün de son ödeme tarihine kadarki dönem) faizsiz kredi sağlar. Kredi kartınızın ekstrede yer alan dönem borcunun tamamını son ödeme tarihine kadar kuruşu kuruşa yatırırsanız, hiç bir faiz ödemesiniz.

Kredi kartını doğru kullanmak için şunları unutmayın:

– Kredi kartı borcunuzun ödeyebildiğiniz en yüksek tutarını son ödeme tarihine kadar ödeyin,
– Asgari ödeme tutarını ödemek yasal bir zorunluluktur,
– Dönem borcunuzun tamamını ödemezseniz akdi faiz işlemeye başlar,
– Asgari ödeme tutarının altında ödeme yaparsanız gecikme faizi de devreye girer,
– Nakit çekmeniz halinde çektiğiniz tutara günlük faiz işler,
– Son olarak borcunuzu aylık olarak kapatırsanız faiz ödemezsiniz.

* Kredi kartı faizleri bu yazının yayına alındığı tarih itibariyledir. Merkez Bankası her üç ayda bir uygulanabilecek azami kredi kartı faiz oranlarını güncellemektedir.

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş

19 mayıs gençlik ve spor bayramının önemi

19

Türk Tarihinde kutlanması gereken günler vardır. Bunlardan biri 19 Mayıs 1919’dur. 19 Mayıs 1919 Anadolu’da yeni Türk Devleti’nin fiilen temellerinin atıldığı gündür ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin başlangıcıdır. Yüce Önder Atatürk’ün Büyük Nutkunu bu olayla başlatması, doğum gününü soranlara 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun kanıtı sayılmalıdır.

1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, 30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti’nin, Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzalamasıyla sona erdi. Bu savaşta yenilen taraf olduğumuz için, Mondros Ateşkes Antlaşması gereğince düşman devletler, başta İngilizler olmak üzere yurdumuzu işgal etmeye başladılar. Bu antlaşmanın diğer bir maddesi gereğince, ordularımız dağıtılacaktı. O zamanlar Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grup Komutanı idi. Mustafa Kemal, antlaşmanın koşullarına uyularak, kayıtsız şartsız ordunun teslimini kabul etmedi. Bu olay, hem Türk ulusunun bağımsızlığının, hem de egemenliğinin yok edilmesiydi. Buna rağmen, padişah, Yıldırım Orduları Grubu’nun görevine son verdi.

Mustafa Kemal, geleceği gören bir komutandı. İleride düşmana karşı bir savaşa hazırlıklı bulunmak amacıyla, Yıldırım Ordularına ait silâh ve cephaneyi teslim etmedi. Onları güvenilebilecek ellere teslim etti. Bu silâh ve cephaneler, ileride Antep, Maraş ve Urfa illerinin savunulmasında kullanıldı. Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918’de gizlice İstanbul’a geldi. Aynı gün düşman devletlerine ait gemiler İstanbul’a geldi. İstanbul işgal edildi. İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlar ve Ermeniler yurdumuzu işgal ederek girdikleri yerleri yakıp yıkıyorlardı. Yurdumuzun düşmanlar tarafından işgal edilip paylaşılmak istenmesi Atatürk’ü çok üzdü. Bu durum karşısında çaresiz kalan padişah, bu olaylara seyirci kalıyordu.

Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçip, düşmana karşı mücadeleyi oradan başlatmak istiyordu. Bu fikrini o zaman Kurmay Albay olan İsmet Bey’e (İsmet İnönü) de açtı. Albay İsmet Bey, Mustafa Kemal’in fikrini benimsedi. Ona yardımcı olacağına dair söz verdi. Anadolu’daki işgaller, halkın da sabrını taşırmıştı. Bu nedenle vatanseverler Kuvay-ı Miliye (Milli Kuvvetler) birlikleri kurmaya başladılar. Mustafa Kemal bu olup bitenlerden haberdardı. Onun amacı Türk ulusunun gücünü harekete geçirip, yeni bir Türk devleti kurmak istiyordu.

Bu nedenle Anadolu’ya karar verdi.O günlerde Samsun ve çevresinde Rumlar, Türklere karşı saldırgan bir tutum içerisindeydiler. Türkler haklarını korumak için Rumlarla çatışmaya giriyordu. Türklerin bu tutumu İngilizleri rahatsız ediyordu. Bu nedenle İngilizler, padişahtan Samsun ve çevresindeki kargaşayı durdurmasını istediler. Bu istekleri kabul edilmez ise, Samsun’u da işgal edeceklerini padişaha bildirdiler. Osmanlı Hükûmeti bu kargaşayı önlemek için Mustafa Kemal’i görevlendirdi. Görevi 9. Ordu Müfettişliği idi. O zaten Anadolu’ya geçmek için böyle bir fırsat arıyordu. Mustafa Kemal bu görev için 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsun’a doğru Bandırma Vapuru ile hareket etti. Atatürk, 19 Mayıs 1919 pazartesi günü Samsun’a geldi. Hiç vakit kaybetmeden, vatanın kurtarılması için çalışmalara başladı. O, Samsun’a gelmekle Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı. halkımızın inanılmaz özverisi ve desteği ile 3 yıl süren çetin çalışmalar yapıldı. 30 Ağustos 1922 de kazanılan zaferle düşmanlar yurdumuzdan çıkarıldı. 29 Ekim 1923’te de cumhuriyet ilân edildi.

Milletçe kutladığımız bu milli bayramlar içerisinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı da vardır. 19 Mayıs tarihi bizim için çok şeyler ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 günü Atatürk’ün Samsun’a milli mücadeleyi başlatmak için geldiği bir gün olması sebebiyle aslında Türk milletinin de kurtuluşunun başladığı gündür. Kurtuluş mücadelesinin başladığı yer olarak ta kabul edilmelidir. Atatürk’ün doğum gününü soranlara, 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun en büyük kanıtı kabul edilmelidir.

Bu sebeplerle her yıl 19 Mayıs günü, büyük bir coşkuyla kutlanmakta ve Atatürk saygıyla anılmaktadır. 19 Mayıs’ın anlam ve önemi ve bizi bu günlere getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milleti için yaptıkları, her 19 Mayıs’ta Türk gençliğine en iyi şekilde anlatılmalıdır.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını En İçten Dileklerimizle Kutlarız

Osmaniye Öğrenci Apartları

Sayfayı Paylaş